Köhne bir hayat yaşıyorum koca dünyada. Derme çatma kulluğum var. Huzuru dünyalıkta arar olmuşum. Ruhumun zifiri karanlıklarını aydınlatacak hiçbir şey yok. Arayışlara da girmedim nedense. Her şeyde nefsani davrandım. Rızanı gözetmedim bugüne kadar. Zengine iyi fakire hor davrandım. İnsanlara yardım etmez kötülükten zevk alırdım. Yasakladıklarına yönelir emrettiklerinden kaçardım.

             Beni uzaktan kumandalı araç gibi yönlendiren olurdu sanki. Bir yanım kötülüğü emrederken diğer yanım uzak durmam için yalvarırdı. Ruhum zifos yığınına dönüşmüştü. Kötülerin çok olduğu yerde hep kötüler kazanmıştır felsefesi yanlıştı biliyorum ama kötü yanım ağır basıyordu. Of bile demeyiniz dediğin annemi ve babamı çok üzüyordum farkında olmadan. Onlar bana iyiliği tavsiye ederken ben kötülüğe yöneliyordum. Hiçbir zaman onların tavsiyesine uymadım.

             Hayatımı insanların telkinleriyle yönlendirdim. Devamlı bana korkacağım şeyler söylediler. Yakıtı taşların ve insanların olduğu koca ateşi anlattılar. Sen insanların faydasına olmayan şeyleri yaratmazsın biliyorum. Cezalandırdığını yıllarca boşlukta sürüklenecek dipsiz kuyulara atarmışsın. Tüm canlılara merhametli bağrını açan yeri bile sarsıntılarla koca kabirlere çevirirmişsin. İfil ifil esen rüzgarları öyle estirirmişsin ki taş üstünde taş bırakmazmış.

             Hani rahmet yüklü diye tarif ettiğimiz bulutlar bile bazen büyük azap olup yağarmış insanların üstüne. Hep gazabını anlattılar bana. Ceza gününü anlattılar. Terazilerin şaşmadığı günü yani. Topraktan yaratılmama rağmen yerin altını öyle anlattılar ki keşke girmesem diyorum. Evet sağırdım, dilsizdim, ama kalbim mühürlü değildi. Söylenecek güzel bir sözle sana doğru nice kapılar açılacaktı önümde. Tatlı dille anlatsalar belki de bu kadar bocalamayacaktım.

             Herkes seni anlatırken başka başka anlattı bana. Hepsinin kendince yaşayış şekli vardı ve onu dayatıyorlardı. Hep ikilemde kaldım yıllarca. Zarar kat kat artıyordu hanemde. Ne yapmalı düşüncesi hakim olmuştu benliğimde. Dimağım kavruluyordu kararsızlıkların araf’ında kalmaktan. İç buhranın en acı veren bölümündeydim. Saf kelimelerimle sadece tut elimden diyebildim içten yalvararak. Bırakma beni dedim ve öylece kaldım.

             Kirlenmişlikten arındıktan sonra gönlüm huzur buluyor. Açıyorum ellerimi ve uzun bir yakarışla kapında aman diliyorum. Çare sende derman sendedir. Kulluğum yalnızca sanadır. Ruhum seni arar gönlüm seni. Yüreğim titrer durmadan. Kalbim daralır sana yönelirken. Sıkılır boğazım nefessiz kalana kadar. Sen varsın ve birsin. Sana muhtaç tüm zerrelerim. Sana akar kanım varlığım sana. Sana yönelir senden isterim başkasından değil. Sen ihtiyaçsızsın isteyenin ihtiyacını görensin. Sen rahmansın sen rahimsin. Yaratansın yaratılan değil. Görürsün her şeyi hiçbir şey gizli kalmaz sana. Rızkımın kefilisin biliyorum. Çorak gönlümü rahmetinle doyur aç bırakma.

             Günahlarımla huzuruna geldim kapından geri çevirme. El açtım istiyorum boş gönderme. Bizarım bedbinim beni yüzüstü bırakma. Sen ki tövbeyi kabul eder sana gelene koşarsın. Yaptıklarımla değil merhametinle muamele et. Sen olmazsan yalnızım koca dünyada. Korkudan uzak eyle azabından koru beni. Sen verensin cömertliğinle. Ben isteyenim tüm aczimle. Zalime muhtaç etme beni.

             Kimsenin kimseye faydasının olmayacağı günde beni yalnız bırakma. Tut elimden ve kalbimden. Defterim açıldığında günahlarım sevaplarımdan ağır gelecek biliyorum. Hesap gününde hafiflet günahlarımı. Sevaplarımı ağırlaştır. Kimi yüzlerin ak kimilerinin kara olacağı günde dolunay gibi saf ve berrak eyle yüzümü. Takdir senin hüküm senindir. Affını istiyorum affını yetiştir daralan ruhuma. Ben isteyenim sen bahşedensin. Gün gelir biter sözler. Sessizlik kaplar etrafı. Toprak açılır ve bırakılır daracık yere. İşte o an zor anlar başlar.

             Kolaylaştır bana, zorlaştırma. Koru beni yılanlardan çıyanlardan kabir azabından koru müjde ver bana. Genişlet kabrimi cennete çevir. Bu günahkar kulunu affet. Senden istiyorum başka kimseden değil. Ömrümün her anında ismini anmayı nasip et. Kalbime merhametini yerleştir. Kalpleri evirip çeviren sensin. Kalbimi senden başkasına çevirme. Biliyorum şahdamarımdan daha yakınsın bana. Beni nefsimle baş başa bırakma. Şeytanın vesvesesine kulağımı tıka beni elinde oyuncak eyleme.

             Kalbimi koru ruhumu genişlet. Ancak sana ibadet eder senden yardım dilerim. Beni hiçbir zaman sahipsiz bırakma. Gönlümü ferahlat göğsümü genişlet dilime beliğ bir kabiliyet ver. Sözlerimi anlaşılır kıl. İyilikleri var eden sensin bana iyilik ver. Kapındayım işte diz çökmüş yalvarıyorum. İstersen verirsin kereminden istersen kovarsın huzurundan. Beni kovulanlardan eyleyip sensiz bırakma.

             Takdir senindir hüküm senin. Rahmetini öncele ecelimi ertele. Can verirken rahatlat. Hesap anında gönlüme sekinetini indir. Sırattan geçerken ayaklarımı sabit kıl. Hak talep edilen değil talep eden kıl. Lütuflara karşı nankör eyleme. Veren el alan elden üstündür şiarıyla alan el değil veren el olmayı nasip et. Haksızlığa karşı durmayı,adım atarken kavi olmayı nasip et. Kul hakkıyla huzuruna çıkartma.

             Sadıklara yoldaş cennette resulüne arkadaş et. Şahitlerden yaz beni ki şehit olabileyim yolunda.
Yalnız senin ve dinin için.

Gönlüme, sekinet indir Rabbim.
Sekinet indir Rabbim.
Sekinet indir Rabbim.

             Yarabbi insden cinden şeytandan yeryüzü ve gökyüzündeki her türlü canlı ve cansız varlıkların görünür görünmez kazasından ve belasından sana sığınırım..

İster kabul et tövbemi katında makbul kıl.
İster kov beni huzurundan gönlümü mecruh kıl.

Muhammed Faruk ARSLAN